Kolombiya’da Topyekun Barış süreci (La Paz Total)

Lokman İlhan, Kolombiya’daki Topyekun Barış (La Paz Total) sürecini, barışa katılan radikal grupları ve halkın bu konu üzerine tepkisini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun, seçimlerde en büyük vaadi, 60 seneyi aşan çatışmaları bitirebilmek için birçok grupla sulh arayacağı “La Paz Total” yani “Topyekun Barış”tı. Ulusal Tarihi Hafıza Merkezi’ne göre, 1958’le 2022 arasındaki çatışma, suikast ve bombalı saldırılarda 50 bine yakını asker ve militan, 220 bine yakını sivil olmak üzere 270 bin insan öldü. Ülkede çatışma dışında işlenen cinayetlerin kimi kurumlarca açıklanan sayısı da yarım milyonu bulurken süreçte 80 binden fazla insan kayboldu, 8 milyondan fazla kişi yerlerinden edildi.

Bu tablo karşısında vakit kaybetmeyen Petro hükümeti, farklı mahiyetlerdeki örgütlerle masada buluşabilmesinin yasal dayanağını oluşturan aynı isimdeki Topyekun Barış Yasası’nı birkaç ayda Kongre’de tamamladı. Yasa Kasım 2022’de yürürlüğe sokuldu. Eski gerilla Petro’nun 19. yüzyıl sonlarında ortaya çıkan “Total War” (Guerra Total) yani “Topyekun Savaş” kavramına atıfla isimlendirdiği zorlu barış süreci La Paz Total’in hukuki temele oturtulması için mevcut Toplum Düzeni Yasası üstünden çalışıldı.

Silahlı gruplarla müzakere yapmayı ve barış imzalamayı kolaylaştıracak Topyekun Barış Yasası, barış arayışlarının bir devlet politikası haline getirilip önceliklendirilmesini ve icraatların da bu yönde yapılmasını öngörüyor. Temas kurulan örgüt elebaşları hakkındaki yakalama kararlarının kaldırılmasını kolaylaştıran yasa, devlet başkanına; yargı onayına ihtiyaç duymadan, müzakerelerin ve adalete teslim olmaların parametrelerini belirleme yetkisi de veriyor. Mal varlıklarını ve uyuşturucu rotalarını teslim eden suçlular ceza indirimlerine ve en büyük kabusları Amerika Birleşik Devletileri’ne (ABD) teslim edilmeme nimetine de kavuşuyor. Fon yönetimlerini tek elde toplayan yasada zorunlu askerlik kademeli şekilde kamu hizmetiyle ikame ediliyor.

Topyekun Barış’a katılan örgütler

Topyekun Barış’a 22 örgüt katılmak istese de Yüksek Barış Komiseri Danilo Rueda, müzakerelerin en olgun düzeyde yürütüldüğü Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) dışında 7 grupla temas olduğunu duyurdu. ELN’yle Venezuela, Meksika ve Küba’da yürütülen müzakerelerde 3 Ağustos’ta devreye girecek bir ateşkes sağlandı. ELN’nin saldırılarının sürdüğü süreçte 4. tur görüşmeler 15 Ağustos’ta yeniden Venezuela’da başlayacak.

FARC muhalifleri EMC ve SM

2016’daki barışla siyasete başlayan Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri’nin (FARC) silah bırakmayan veya yeniden silahlanan unsurları ise Topyekun Barış’ta ELN’nin ardından geliyor. Bunların en büyüğü, Ivan Mordizco ismiyle bilinen Nestor Gregorio Vera’nın yönettiği ve barış anlaşmasına hiç katılmayan çatı örgüt Estado Mayor Central (EMC). FARC’ın “Genelkurmay Başkanlığı” anlamındaki EMC, Mordizco’nun, Frente Primero’sunun yanı sıra 20’den fazla yapıdan oluşuyor. Ülke basınına göre 2 bin 180’i silahlı olmak üzere 3 bin 500’den fazla elemana sahip EMC, Venezuela ve Ekvador’un yanında ülkenin batı, orta ve doğusunda varlık gösteriyor; uyuşturucu, kaçakçılık ve haraç gibi yollarla ekonomik çarkını döndürüyor.

Eski Devlet Başkanı Ivan Duque’nin öldürüldüğünü duyurduğu Mordizco Eylül 2022’de ortaya çıkarak EMC’nin yeni Devlet Başkanı Petro’nun Topyekun Barış’ına katılmaya gönüllü olduğunu belirtti. Petro’nun yılbaşında duyurduğu ateşkese dahil olan EMC ile mayısta başlaması öngörülen müzakereler, ateşkesteki saldırılar ve zorla silah altına aldığı 4 yerli çocuğu infaz ettiklerinin ortaya çıkmasıyla zora girdi. Temmuzda iki tarafın da yeniden teyit ettiği müzakerelerin kısa sürede Venezuela garantörlüğünde başlaması bekleniyor.

Eski FARC’ın diğer mirasçısı Segunda Marquetalia (SM) ise EMC’nin aksine Barış Anlaşması’nı müzakere ve kabul etmiş, hatta Kolombiya Kongresine girmiş isimlerin de bulunduğu liderler tarafından kuruldu. Kontenjanla Senatör olan “başmüzakereci” Ivan Marquez’e örgütün kuruluşunu duyurduğu Ağustos 2019’da, kontenjanla Temsilciler Meclisine giren Jesus Santrich, Romana kod adlı Henry Castellanos, El Paisa kod adlı Hernan Dario Velasquez ile Walter Mendoza ismiyle bilinen Jose Vicente Lesmes eşlik ediyordu. FARC tarihinde çok önemli yer tutan bu liderlerden El Paisa, Jesus Santrich ve Romana EMC’ye bağlı gruplar, güvenlik güçleri ya da Kolombiya’ya çalışan paralı askerlerce öldürüldü. Kolombiya Marquez’in de EMC tarafından ortadan kaldırıldığını öne sürse de bu ismin daha sonra ağır yaralı kurtulduğu ve Venezuela’da tedavi gördüğü iddia edildi. Son dönemde hastanede öldüğüne yönelik iddialar bulunan Marquez hayatta olsa da önemli ölçüde artık Mendoza’nın kontrol ettiği değerlendirilen SM’nin 1000’i savaşçı yaklaşık 1700 elemanı bulunuyor. SM sınır bölgesi ve Kolombiya’nın güneyinde varlık göstermeye, uyuşturucu rotalarını kontrol etmeye çalışıyor. Marquez’le 2022’de görüştüğünü duyuran Rueda, mart sonunda “müzakerelerin birkaç hafta içinde başlamasını beklediğini” belirtse de görüşmeler netleşmiş değil.

Clan del Golfo ya da AGC

Topyekun Barış’ın en kalabalık grubu ise militan sayısının 9 binlere ulaştığı iddia edilen sağcı narko-paramiliter suç örgütü Clan del Golfo. Kolombiya, paramiliter güçlerle 1960’larda topraklar ve sürüleri koruma gerekçesiyle tanıştı. Zamanla kırsaldaki zenginlerin, kartellerin, askerlerin ve politikacıların desteğini alan paramiliterler insan aklını zorlayan yöntemleriyle katliamlara imza attı ve milyonlarca Kolombiyalıyı sürdü. Eski Devlet Başkanı Alvaro Uribe Velez’in 2003-2006 arasında yürüttüğü süreçle 30 binden fazla paramiliter silah bıraktı.

İdeolojik bir örgüt olarak görünmek için kendilerine “Kolombiya Gaitanist Öz Savunmacıları” (AGC) diyen Clan del Golfo da bu süreçte ortadan kalkan paramiliter çatı örgüt Kolombiya Birleşik Öz Savunmacılarının (AUC) liderlerince 2007’de kuruldu. İlk lider “Don Mario”nun yakalanmasının ardından yönetimi alan Otoniel lakaplı Dario Antonio Usuga, Clan del Golfo’yu 12 yıl boyunca agresif bir şekilde büyüttü ve Ekim 2021’de yakalandı. Mayıs 2022’de ABD’ye gönderilen Otoniel’den sonra liderliği Chiquito Malo lakaplı Jovanis de Jesus Avila aldı. Asıl kadrosu 1700 militandan oluşan ve “franchising” metoduyla ülke genelinde binlerce militan toplayan Clan del Golfo’nun uyuşturucu ticareti, kaçakçılık, yasa dışı madencilik gibi illegal işlerin dışında inşaat ve kereste piyasasında da ciddi bir nüfuza sahip olduğu biliniyor. Petro’nun gelişiyle hükümete göz kırpan grubun Topyekun Barış’a dahil olmak için ilan ettiği ateşkes, martta özellikle Antioquia kırsalında başlatılan şiddet eylemlerine bir cevap olarak hükümet tarafından bozuldu. Bazı bölgelerde devlet gibi davranan ve “kamu hizmetleri” verdiği dahi bilinen örgüt, Topyekun Barış’a kendilerine “siyasi statü” verildiği takdirde girmek istiyor. Birbirinden bağımsız yüzlerce silahlı militanın nasıl kontrol edileceği de müzakereler gibi muamma.

Topyekun Barış’a dahil olacak diğer gruplar ise Buenaventura ve Medellin’de faaliyet gösteren çeteler ile 800’ü bulan militan sayısı ve paramiliter geçmişi nedeniyle farklılaşan Los Pachenca ya da Sierra Nevada Öz Savunmacı Fatihleri (ACSV).

La Paz Total’in zorlukları

Geçmişte barışı reddetmiş farklı gruplarla toptancı bir şekilde anlaşmaya çalışılması uygulamaya ilişkin soru işaretlerinin yanında siyasi, ekonomik, askeri ve hukuki zorluklar barındırıyor. ELN’nin yanında EMC’nin de politik statüde görülmesi normal karşılanabilir. Fakat barış imzalayıp ardından silaha sarılan SM ya da yıllardır sadece suç işleyen Clan del Golfo’nun da bu statüyü almak için hükümeti zorlaması sadece ilk iki örgütün değil siyasetin de tepkisini çekiyor. 2016’daki barışın baş müzakerecisi mutedil siyasetçi Humberto de la Calle dahi “sözünü tutmayan ve imzasına ihanet eden” bu gruplarla müzakere etmeye itiraz etmiş ve Meclis’te önlemeye çalışmıştı.

Politik statü tartışmalarının siyaseten kafaları karıştırdığı bu süreçte örgütlerin durmayan saldırı ve tacizleri karşısında askerin dişe dokunur operasyonlar yapmaması da en önemli siyasi aktör olan halk nezdinde sürece ilişkin güven krizine yol açıyor. Nitekim kamuoyu araştırma şirketi Invamer’in hazirandaki çalışmasında, toplumun yüzde 63,2’si halen çatışmaların diyalogla çözülmesi gerektiğini söylese de Topyekun Barış’ın iyi yolda gittiğine inanmayanların oranı da yüzde 63 olarak ölçüldü. Topyekun Barış’ın kendilerini daha güvende hissettirip hissettirmediği sorulan Kolombiyalıların yüzde 66,8’i olumsuz cevap verdi. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNDOC) 2022 sonlarında yayınladığı ve Kolombiya’da 2020 yılında 143 bin hektarlık koka ekili arazilerin 2021 yılında 205 bin hektara ulaştığını gösteren rapor da Topyekun Barış’ın ekonomik zorluklarını ortaya koyuyor. 2013’ten beri yükselen kokain üretimi rapora göre 2020’de 1200 tondan 2021’de 1400 tona çıktı. Ana gelirlerinin, hacmi böylesine artan bu gayrimeşru ekonomiden sağlandığı göz önüne alınırsa, hükümetin barış aradığı silahlı grupların uyuşturucuyu daha karlı görüp barışa ayak sürüyecekleri değerlendirilebilir.

Güvenlik güçlerinin azalan operasyonları nedeniyle yeterli baskı görmeyen örgütlerin saldırı, taciz ve şovlarının arttığı bu süreçte, ateşkes emniyeti bakımından da ciddi zorluklar bulunuyor. Çoğu çatı yapıdaki örgütlerin özerk unsurlarının güvenlik güçlerine muhtemel saldırılarının yanında, bu örgütlerin birbirleriyle yaşadığı çatışmalar da muhtemel ateşkesleri kolayca bozabilir. Bu konuda ülkenin Venezuela sınırındaki Arauca yönetim bölgesinde geçen yıl ELN ve FARC muhaliflerinin 350’den fazla ölü bırakan çatışmaları örnek gösterilebilir.

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir