‘Baraj patladı’ yalanı ‘öyle basit bir yalan’ değildi: ‘Devlet aklı unutmaz!’

Haber gorseli

Türkiye, 53 bin 537 kişinin yaşamını yitirdiği Kahramanmaraş depremleri sırasında, stratejik biçimde dezenformasyon yayan organize yapıların yürüttüğü provokasyonlar nedeniyle kamuoyunda ciddi bir vicdan istismarına maruz kaldı.

1999 Marmara depremlerine ait fotoğraflar ile Suriye iç savaşında yaşanan yıkımı gösteren görüntüler, depremin ardından bölgenin güncel durumunu yansıtıyormuş izlenimi oluşturacak şekilde dolaşıma sokuldu.

Bununla birlikte, “Cumhuriyet savcılarının mesai saatlerinin sona ermesi nedeniyle görev yerlerinden ayrıldığı” yönündeki asılsız iddialar da yoğun biçimde paylaşıldı.

Ancak bu dezenformasyonlardan biri, doğrudan insan hayatını etkileyecek türden bir infiale yol açacaktı: Oğuzhan Uğur’un sahibi olduğu BaBaLaTV’de 7 Şubat 2023 günü sabahı 07:40’ta paylaşılan “Hatay Yarseli Barajı’nın patladığı” iddiası.

O gün Hatay’daki yardım çalışmalarına katılan gönüllüler, şahit oldukları anları “Mahşer yeri gibiydi” ifadeleriyle yorumluyor.

Gebze’de tesisat ustası olarak çalıştığını belirten bir kişi, “baraj patladı” yalanı sonrası Hatay’da yaşadığı “ürkütücü ve ürpertici” dakikaları şu ifadelerle anlatıyor:

“Dediler ki ‘baraj patlamış’… İnsanlar öyle bir kaçışıyor, öyle bir kaçışıyor. O molozların üzerinden koşmaya çalışanlar, birbirini ezenler, yıkıntının üzerinden aşağı atlayanlar. Yani bir mahşer yeri gibiydi. Orada birebir yaşadım bu olayı. Çok ürkütücü ve ürpertici… Yani ‘kıyamet koptu’… Nereye gideceğini bilmiyor insanlar. En sonunda aradan bir yarım saat geçti, insanlar biraz durgunlaşmaya başladı ve orada yaşayanlar dedi ki ‘Ya burada, yakınlarda baraj yok, patlasa da buraya gelme ihtimali yok’… Dedi ama iş işten geçti tabii.”

Aslı astarı olmayan bu iddia, o kadar tesirli olmuştu ki zaten psikolojik olarak hassas durumdaki insanlar süratle şehri terk etmeye başladı. Bölgeye gelen gönüllüler de canlarını kurtarabilmek için ana yola akın ediyordu. 

Hatay’a girişler neredeyse durma noktasına gelmişti. İş makineleri, yardım TIR’ları, insani yardım kuruluşları Hatay’da, enkaz altında yardım bekleyen insanlara ulaşamıyordu. Şehirden ayrılmaya çalışan insanların neden olduğu trafik yoğunluğunun ortasında takılıp kalmışlardı.

Depremin ilk dakikalarında kışlalarını terk edip afet bölgelerine koşan kolluk kuvvetleri ve devletin mekanizmaları, ana yola çıkarak insanlara telkinlerde bulundu.

“Baraj patladı” yalanının gerçekleri yansıtmadığını söylediler. O konuşmalar, görgü tanıklarının “mahşer yeri gibiydi” diye bahsettikleri anlarda kameralara da yansıdı.

Ancak istismar boyutundaki bu yalan, depremin akut sürecinde enkaz altında yardım bekleyen birçok vatandaşın ölümüne yol açacaktı.

Enkaz başında yakınlarından bir haber alabilmeyi ümit eden insanlar, Hatay’ın “kilitlendiği” tan vakti öfkeyle haykırıyordu.

“KURTULMA İHTİMALİ OLAN İNSANLAR KURTARILAMADI”

Yarseli Barajı’nın 1 kilometre uzağındaki Bohşin Mahallesi’nde yaşayan Ahmet Metin Sezer, “kurtarılabilecek insanların” bu yalan yüzünden “kurtulamadığını” söylüyor:

“Çok fazla can kaybımız oldu. Kimimiz çadırda, kimimiz konteynerlere girmiştik. Oğuzhan Uğur paylaşım yaptıktan sonra akrabalarım aradı. Ben Apaydın kampındaydım. Gece saatleriydi, ben oradan çıkıp akrabalarıma yetişinceye kadar mahallemiz komple boşaltılmıştı. Baraj patladı denilince herkes paniklemişti. Paylaşımın ardından Bohşin Mahallemizde 1 kul kalmamıştı. Doğruluğu anlaşılıncaya kadar zaten bayağı zaman geçmişti. Mahallemizde enkaz altında kalan yaralılarımız olmasına rağmen, onları kurtarma çabamız varken mecburen yakınlarımızı canlı canlı enkaz altında bırakıp köyümüzü terk ettik. Hatay’ın genelinde bu durum yaşandı. Canlı kurtulma ihtimali olan insanlar kurtarılamadı, bu yapılan paylaşım, canlara mal oldu.”

Olayla ilgili hazırlanan iddianamede, BaBaLaTV’nin dolaşıma soktuğu yalanın arama – kurtarma çalışmalarını en az 3,5 saat aksatmış olabileceği detayına yer verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Oğuzhan Uğur ve diğer 2 sanık (Ercan Özdemir ve Kaan Kayacan) için 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

Yaklaşık 2,5 yıl süren yargılama sürecinin ardından, savcılığın cezalandırma yönündeki mütalaasına rağmen, İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesi tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi. 

Ayrıca yaklaşık 45 bin liralık avukatlık vekalet ücretinin kamu hazinesinden karşılanmasına hükmedildi. 

Verilen karar kesinleşmezken, Cumhuriyet savcısı ve müştekiler karara itiraz ederek dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi’ne (İstinaf) taşıdı. Dava süreci şu an üst mahkemede yeniden değerlendiriliyor.

Öte yandan, Oğuzhan Uğur ‘Ahbaplar suç örgütü’ soruşturması kapsamında 21 Temmuz Salı günü tutuklanarak cezaevine gönderildi.

“DEVLET AKLI UNUTMAZ!”

Oğuzhan Uğur, 17 Temmuz Cuma günü sabah saat 07:40’ta polis ekipleri tarafından gözaltına alınmıştı.

7 Şubat 2023’te, sabah saat 07:40’ta “baraj patladı” yalanını ortaya atan Uğur’un, 17 Temmuz Cuma günü 07:40’ta gözaltına alınması, sosyal medyada “Devlet aklı unutmaz!” şeklindeki yorumlarını körükledi.

KAYNAK: HABER7
yok

Author: Elif Aydın