Yalova’da İbn Haldun Üniversitesi tarafından kurulan Dil Eğitim Merkezi resmi olarak açıldı. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) ait arazide hayata geçirilen bu merkez, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri ile yetişkinlere toplamda 20 farklı dilde eğitim imkanı sunacak.
Açılış töreninde konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, bu günün kendileri için son derece özel olduğunu ifade etti. Yılmaz, İbn Haldun Üniversitesi’nin dil öğretimini ön planda tutan bu projesinin hayata geçirilmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu belirtti. Kendisi de iyi bir dil öğretmeni olduğunu vurgulayan Yılmaz, geçmişte Rize Güneysu’da uyguladıkları bir dil programından bahsederek, bu tür projelerin uzun vadeli etkiler yaratacağını söyledi.
Ayrıca, bu merkezin dil öğreniminin yanı sıra farklı kültürlerle tanışma, dostluk ve kardeşlik bağlarını güçlendirme fırsatları da sunacağını sözlerine ekledi. Yılmaz, öğrencilere burada kazandırılacak dil becerileri sayesinde yurtdışında eğitim alma yolunda sağlam bir zemin oluşturulacağını, dolayısıyla öğrencilerin bu merkezde dört temel dil becerisini (dinleme, anlama, konuşma, yazma) edineceklerini belirtti. Türkiye’de dil eğitimine yönelik böyle bir açılımın sağlanmasının kendileri için büyük bir kazanım olduğunu ifade etti.
İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan da dil öğreniminde başarının temel şartının bireyin bu konuda bir ihtiyaç hissetmesi olduğunu vurguladı. Erdoğan, dil öğreniminin sadece iyi öğretmenlerle ve doğru eğitim materyalleriyle mümkün olduğunu, İbn Haldun Üniversitesi’nin Türkiye’de “üniversite hazırlık” konusunda en iyi hizmeti sunduğunu iddia ettiklerini aktardı. Yükseköğretim Kurulu’nun gerçekleştirdiği Üniversite Deneyim Araştırması’nda hazırlık okulunun birinci sırada yer aldığını ifade etti.
Erdoğan, bu dil köyünün oluşturulmasının bir tesadüf olmadığını ve hedeflerinin yurt dışına gitme ihtiyacını Türkiye’de alternatif yollarla karşılamak olduğunu belirtti. Şu anda 350 kişilik konaklama kapasitesine sahip olduklarını, gelecekte bu sayının 750-800’e kadar çıkabileceğini dile getirdi. Eğitim alanlarının farklı diller için özel olarak düzenleneceğini, bu sayede öğrencilerin belirli dillerde yoğunlaşarak eğitim alabilecekleri bir çevrenin oluşacağını ifade etti.
Son olarak, Türkiye’de yabancı dilin yalnızca okuma değil, aynı zamanda akıcı konuşma seviyesine ulaşma ihtiyacının giderek arttığını ve yapay zekanın bu süreçte önemli bir rol oynadığını belirtti.