Yargıtay, Bilge Sitesi Davasında 21 Yıl Hapis Cezası Alan Sanıkların Beraatini İstedi

Yargıtay, Bilge Sitesi Davasında 21 Yıl Hapis Cezası Alan Sanıkların Beraatini İstedi

8 Haziran 2026 tarihinde, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında yıkılan Bilge Sitesi A Blok’un enkazında 27’si bebek ve çocuk olmak üzere toplam 105 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi ise yaralandı. Bu olayın ardından Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 8 Ocak 2025 tarihinde müteahhitler Mustafa İpek ve Faruk Pilge’ye “basit taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 8’er yıl hapis cezası verdi. Ayrıca, fenni mesul olan Ayhan Gedik ve Haluk Koç ile dönemin Osmaniye Belediyesi imar müdürü ve daha sonra Osmaniye Belediye Başkanı olan Kadir Kara ile kontrolör Sevinç Ayşe Argun’a ise “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 21’er yıl hapis cezası verildi. Eski belediye çalışanları Hülya İnan ve Mustafa Nalbant ise beraat etti.

İstinaf sürecinin ardından, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, sanıklar Kadir Kara, Sevinç Ayşe Argun, Ayhan Gedik ve Haluk Koç’a verilen 21’er yıl hapis cezasını hukuka uygun buldu. Davanın temyizi Yargıtay’a taşındı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 92 sayfalık tebliğnamesini hazırlayarak 12. Ceza Dairesi’ne gönderdi. Bu belgede, sanıkların mahkumiyet kararlarının bozulması ve beraatine karar verilmesi talep edildi.

Yargıtay’ın karar vermesi beklenirken, tebliğnamede söz konusu yapının ruhsatının 3194 sayılı Kanun’un 29. maddesi gereğince 2001 yılında geçersiz hale geldiği ve 6 Şubat 2023’teki yıkım anında geçerli bir ruhsat ve yapı kullanma izin belgesi (iskan) bulunmadığı vurgulandı. Ayrıca, sanık avukatlarının sunduğu teknik raporların reddedilme gerekçesinin açıklanmadan “itibar edilmemiştir” denilmesinin, Anayasa’nın 141. maddesi ve CMK’nın 34. maddesine aykırı olduğu kaydedildi ve bu durumun kararın denetlenebilirliğini zedelediği belirtildi.

Tebliğnamede, depremlerde meydana gelen yıkımın, “modern ceza hukuku ve forensik mühendislik perspektifinden, tekil bir hatadan ziyade tüm sistemin iflas ettiği bir ‘sistem arızası’” olarak tanımlandığı ifade edildi. Yapıların yıkılmasına neden olan 30 faktör sıralanarak, yerel yönetimlerin ruhsatlandırma süreçlerinin yalnızca “evrak tamlığı” ile yürütülmesinin “kurumsal körlük” yarattığı belirtildi. Ayrıca, imar aflarıyla yasallaştırılan kaçak yapıların denetimsiz bırakılmasının, sistematik riskin artmasına ve yıkımın “legalleşmesine” yol açtığı vurgulandı. Güvenlik yerine ekonomik çıkarların önceliklendirilmesi de eleştirilen noktalar arasında yer aldı.

Author: Elif Aydın